İncelemeler devam ederken, polis ekipleri hâlâ olayın gizemini çözmek için gün sayısız saat çalışıyor. S.S.’nin ve E.S.’nin telefonlarını dinleme operasyonları sonrası, takipte kalan şüphelilerin adları resmi kayıtlarda belirlendi. F.S., N.S., K.S. ve küçük Z.S. da gözaltına alındı; bunların yanına da atış izlerine sahip Kalaşnikof silahı getirildi, şüphelilerin evlerinde yapılan arayışlar sonucunda silahın fiziksel olarak intihara elverişli olmadığı tespit edildi.
Akraba ve komşular, “her şey çok karışık, kimse ne söyledi ne söyledi” diye mırıldandı. F.S. ve B.S. gibi aile bireyleri, o gece cenaze sırasında “S.S gözüme görünmesin yaktın bizi” demiş, “o E.S. ve ailesinin hem bu dünyada hem diğer dünyada ellerim ensesinde olacak” diyerek gizli tanık beyanlarını yansıttı. Bu çelişkili ifadeler, soruşturmanın derinleşmesine sebep oldu.
Yerinde yapılan inceleme, yatağın dağınık vaziyette, dolaptaki eşyaların yere dağıldığı, kıyafetlerin çift kat kat dağılmış olduğu gördü. TV ünitesinin yanındaki telefon ise S.S.’ye ait açık konumda bulunmuş. Susurlardan yola çıkarak, şüphelilerin telefonlarını dinlemeye alındıktan sonra, “S.S. Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde, İ.E. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, diğer şüpheliler F.S., N.S., E.S., K.S. ve suça sürüklenen çocuk Z.S. Van’ın Başkale ilçesinde gözaltına alındı” açıklaması yapıldı.
Ev halkı, “Nasıl bir cinayet bu, kim yapıyor? Ne kadar süre içinde çözülecek?” diye sordu. Toplumun içindeki huzursuzluk, olayın adaletle çözüme konulması için beklentileri artırıyor. Şu anki gelişmelerle ilgili, polis ekipleri sürekli olarak yeni ipuçları peşinde. Yapılan soruşturma, bir adım ileri gidip bir adım geri dönerek ilerliyor; bu süreç, “tamamlanmadı” demek gibi. Bakalım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber