Alihan Kuriş’in Arden Gıda Mirası Savaşı: 53% Hisse Operasyonu

19.08.2026 - 20:10
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

19.08.2026 21:12 saatinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın güncel raporu, Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş’in suç örgütü operasyonuna dair yeni ayrıntıları ortaya koydu. Kurgunun ortasında, Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da vefatından sonra miras yoluyla 90% hissesi eline geçmeye çalıştığı Arden Gıda şirketi, adli yolculuğun odak noktası haline geldi.

Arif Ahmet Denizolgun, 2004’te kurulan ve 7,45 milyon lira sermayeli Arden Gıda’nın %90’ını elinde bulunduruyordu. %5’i Alihan Kuriş’e, %5’i ise kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’e aitti. Vefatının ardından yasal varisleri Mehmet Beyazıt Denizolgun ve kız kardeşi Ayşe Gülderen Kuriş’e devredilmesi gerekiyordu. Fakat 1 Aralık 2016’da yapılan genel kurulda, %45 hissesinin Ayşe’ye devredildiği, kalan %45’in 500 bin lira karşılığında Alihan ve Hilmi arasında eşit paylaştırıldığı bildirildi.

Bu karar, 2018’de İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından reddedildi çünkü davacı, toplantıya itiraz etmeden yargıya başvurduğu için kararın geçersiz olduğu iddia edildi. 8 Ekim 2020’da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, birinci derece kararı bozarak, yasal varis olarak Mehmet Beyazıt Denizolgun’un %45 hissesini devredilmesine hükmetti. Alihan Kuriş, 13 Temmuz 2021’de kalan %5 hissesini kardeşi ve Adem Yüksel’e devrederek şirketten çıkış yaptı. 28 Aralık 2022’de ise Ayşe ve Hilmi, hisselerini Yusuf Bulut’a devrederek Arden Gıda’dan tamamen ayrıldılar.

Bugün, şirketin %53’i Yusuf Bulut’a, %45’i Mehmet Beyazıt Denizolgun’a ve %2’si Adem Yüksel’e ait olarak görünen Arden Gıda, Alihan Kuriş’in son operasyonu sonrası kayyım atandı. Operasyonun ardından, Arif Ahmet Denizolgun’un mezarında yapılan feth-i kabir işlemiyle DNA örnekleri alındı. Adli Tıp Kurumu’na götürülen örnekler, ölümünün doğal nedenlerle mi yoksa dış müdahale ile mi gerçekleştiği konusunda bilimsel inceleme başlatıldı.

Arif Ahmet Denizolgun’un yeğenleri de suç duyurusunda bulunmuş, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise iki ayrı soruşturma yürütüyordu. Başsavcılık, mezarın açılmasını talep etti ve feth-i kabir kararı verildi.

Soruşturmada, Alihan Kuriş’in cep telefonu kullanmadığını iddia ettiği haberleşme yönteminin gizli bir uygulama üzerinden gerçekleştiği ortaya çıktı. Glooper adlı uygulama, App Store ve Play Store’da bulunmayan kapalı bir platformda çalışıyor. Üç kademeli doğrulama ile erişilen bu uygulama, yurt, personel, idari ve mali işlerle ilgili hesapları tutuyordu. Masak raporları ve tanık beyanları, 100 milyar TL’yi aşan yurt dışı para transferlerini ortaya koydu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkili olmadığını vurguladı. Suç örgütü lideri olarak tutuklanan Alihan Kuriş, ifadesinde örgüt kurma, yönetme, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlarını reddetti. Kendi varisi ve temsilcisi olduğunu, kimseye emir vermediğini öne sürerek MASAK raporlarını kabul etmedi.

Olayın ortasında, Alihan Kuriş, “sosyal çevrem” dediği kişileri örgüt yöneticileri olarak tanımladı. Aylık 380 bin lira kazandığını, evden çıkan altın ve paraların düğün hediyeleri ve çocuklarına verilen takılar olduğunu iddia etti. Ancak savcılık, bu iddiaların çoğunun gerçekliğini sorguluyor.

Bakın, bu hikaye tam bir labirent gibi. Kurgunun her köşesinde yeni bir şaşırma var. Soruşturma devam ederken, yasal varislerin hakları, şirketin hisseleri ve gizli uygulama detaylarıyle ilgili yeni belgeler ortaya çıkacak. İnanılmaz bir yolculuk, işte burada, sokakların kalbinde.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
25

Yorum Yap

deneme bonusu